Psikolojik Savaş Dedikleri bu olsa gerek

Psikolojik Savaş Dedikleri bu olsa gerek

Psikolojik savaş bu olsa gerek...Ergenokon dedikleri saçmalık psikolojik savaş olsa gerek....Türkiye gündemini degiştirmek ve 60 yıllarda bir furya haline gelen komutanların savaş uçaklarını ülke üzerinden gezdirerek hükümete göz dikme furyasının avrupa diliyle millenıum(milenyum) tarzı bu olsa gerek...Bastaki hükümetin akıllarınca kendilerine ters olarak gördükleri insanları ergenokon gibi bir sacmalıkla zan altında bırakması bir intikam olsa gerek....

Ama Hükümetler sanırım kendilerine oy veren %47 lik kesim gibi herkesi koyun olarak görüyor ergenokon sacmalıgına inancagımız sanıyor...

Hrant Dink in zanlısı ogun samas ın avukatı,faillerden eski yüzbası,2.yeşil kod adlı vasıfsız idolojiden yoksun bir amele ile ilhan selçuk,mustafa balbay ve ismini hatırlayamadıgım onlarca insanı aynı kefeye koyarak sanırım uyutuklarını sanıyolar....

Kendisine eski siyasetci ve yeni köseyazarı(bu tipler genelde tv basında macı izleyip stad atmosferindetmiş gibi yorum yapan spor yorumcuları gibidir :) ) Nazlı ILICAK ın bir yazısının özetiyle 23.32 de artık dayanamayara içimden geldigi gibi yazdıgım en uzun yazıma son vericem....

"Ergenokon dedikleri oluşumu söyle özetleye bilirz aslında...60 lı yılların sonunda abd ve nato tarafından sovyet rusyadan gelebilecek kominizm akımlarına karşı bir illegal bir örgüt kuruldu...Daha sonra ki yıllarda Başbakan Ecevitin bile yeni örenecegi bir oluşum...KONTGERİLLA...Evet son günlerde dile dolanan ergenokon kontgerillanın tam tersi bir idolojiye sahip bir oluşumdur...Tutuklanan zanlılarda ülke bütünlügünü ve devlet yapısını bozmakla suclanmaktadır..."

Bu yazıyı ilk baslarda ilhan SELÇUK tutuklandıgı zaman sans eseri okumustum...Ergenokonu boyle tanımlıyor ama 3.paragraftaki tanımlamayla tamamen catısıyor...

Saygılar EL CHANCHO dan...


ya kanlarına dokundu bazı kesimin *cumhuriyet*e sahip çıkması o yüzden saçma sapan bişey altında insanları cezaevlerine yolladılar üstelik ortada geçerli bi sebep bile yok.sebep olarak darbe girişiminde bulunacaklardı deniliyor.bi gazetecimiz buna şöyle cevap verdi darbe yapmak için tank tüfek bomba vs. malzemeler gerekir ve bunları yapacak çok sayıda insan gerekir 3-5 kişi nasıl olurda bi darbe yapabilir bunu açıklasınlar biz aptal değiliz ki bişeylerin farkındayız hükümet eeee yersen olayını uyguluyo sadece.üstelik sayın pek muhterem(!) başbakanımız basın sözcüsü gibi çıkmış yargı en doğru kararı verecektir diyo türban konusunda öyle değillerdi yargıya saygı neden o zaman yoktu şimdi saygı bekliyo.ya ortada 1 senedir iddaaname bile yok insanları sebepsiz yere tutuyolar içerde ve ölümlerine sebep oluyolar irticai suç işlemiş gibi tek kişilik hücrelerde yatırıyolar pes doğrusu...

bu konuyu burada ben de açmayı düşünüyodum benden önce davrandın sait:D paylaşımın için teşekkür ederim 'el chancho' :D:D görüşlerine katılıyorum....

Merhaba

Bu gözaltıların, ki yasalar böyle bir uygulamayı meneder, ortak bir yanı var tabii.
Bu düzmece “operasyonun” uygulayıcılarının da bir operasyona geldikleri hakkında okuduğum yazıdan sonra kesinlik kazanan düşünceme göre; hangi siyasi/ sosyal/ ekonomik çizgide olursa olsun "Lozan 2005" eylemine ve Bağımsız Cumhuriyet'e destek veren, Mustafa Kemal Atatürk'ün başarıya ulaşmış Kuvva-i Milliye "Milli Kuvvetler”, uygulamasını canlandırmak isteyenler yargısız infaza tabi tutuluyor.

Türedi kanallardan birinde genetiği işbirlikçi sunucu, akp milletvekillerinden travmatik olanına "abd elçiliğine yapılan saldırının bu gözaltılar ile ilişkisi olup olmadığı" sorulduğunda, berikinin yüz ifadesi çok ilginçti.
Ç.ş artık der gibi bakarak ve "el kaide ile ile bu gözaltıları ilişkilendirmek bana pek akla uygun gibi gelmiyor" diye sakin görünmeye çalışarak cevapladı.
Ön yargı kavramı “değişip, dönüşerek” ÖN yargıç noktasına vasıl oldu!

Görünen o ki, kavga “manda” cılar ile “ya İstiklal, ya ölüm!” diyenler arasında sürmekte.
Nasıl ki, Mustafa Kemal için idam fermanları yayınlanıp, işgal ordularının “halife ordusu” olduğu yalanları ile halkın kafasına “travmatik” vuruşlar yapılmıştır, bu gün yapılanların da, geçmiş “uygulamalardan” edinilmiş DENEYİMler olduğunu görmek lazım…

Nedir Lozan 2005 eylemi?
Ermeni soykırımı Tarihsel bir yalandır! diye, omuz omuza durarak İsviçre’den Dünya’ya haykırmaktır diyebilirim kısaca.
Kimler yoktu ki orada, 80 öncesi siyasi kavrayışlarını, yani “sömürgeci’gillerin” dayatmalarını yerle bir edercesine kucaklaşan, Bayrak, Vatan, Bağımsızlık vd. kavramlarına hayatı bahasına sahip çıkmış herkes orada idi.
Malum çevreler tarafından nerede ise örtbas edilen bu eylemin diğer önemli yanı ise yaşanan hukuki süreçtir.
Soykırım yoktur demeyi suç sayan mevzuat çerçevesinde ifadesi alınan Doğu Perinçek mahkum edilmeye çalışılmış, fakat, “düşünceyi açıklama özgürlüğü” konusunda kendilerini emsal almaya çabaladığımız “medeni” ülkenin Lozan savcılığında Almanca verdiği ifade ile İsviçre mevzuatını alt üst ederek serbest kalmıştır.
Ama tıpkı 1922’de yedikleri tokadın hıncını almanın peşinde koştukları gibi bu kepaze oluşlarının da bir şekilde hıncını almak üzere bu göz altıları tezgahladıklarını neden düşünmeyelim ki?

Düşünelim!

Hoşçakalın,

Y. Sadık YILMAZTÜRK

Merhaba

Tanıklar konusunda yapılan açıklamaları köşe yazanların çoğu yerden yere vuruyor.
Bu gibi uygulamaların İç Hukuka gölge edeceğini AİHM ne iş çıkacağını söylüyorlar.

Burada yapılmak istenen yoksa bu mu idi?

Önce hukuka saygıyı yok etmek, ardından veya beraberinde TSK'ne güveni "İMHA eylemek"...

Yani halka; " demek en güvendiğiniz kurumlar bunlar HAA!" denilmek isteniyor olmasın?

Yada "siz misiniz türbana karşı olanlar"ın iddia makamından bestelenmişi?

Olur mu? OLUR!

Y.Sadık YILMAZTÜRK

Düzeltme ve özür;

"Türedi kanallardan birinde genetiği işbirlikçi sunucu tarafından, akp milletvekillerinden travmatik olanına "abd elçiliğine yapılan saldırının bu gözaltılar ile ilişkisi olup olmadığı" sorulduğunda, berikinin yüz ifadesi çok ilginçti."

Yaptığım yorumda cümle düşüklüğüne neden olan "tarafından" kelimesini ekledim.
Cümle düşüklüğü nedeni ile verdiğimiz rahatsızlık için özür diliyorum!
Affola!

YSY

Merhaba,

Bilinen hikayedir; Timur, ordunun hizmetindeki filleri bakılması için köylere dağıtır. Hoca Nasrettin’in köyüne de bir fil düşer. Arsız ve obur fil ekinleri mahveder, köylüler perişan olur. Gelip hocaya yalvarırlar; “senin dilin döner, Timur’a gidelim, bu fili bizden alsın” derler. Timur’un öfkesi ve azameti dillere destan. Hoca köyden bir heyetin kendisiyle gelmesi şartıyla huzura varmayı kabul eder, yola düşerler. Kalabalık yol boyunca fire verir. Birer, ikişer kaçanlar olur. Hoca nihayet Timur’un huzuruna çıktığında dönüp bakar ki tek kalmış. Dönüşü yok, söz alır:
- “Hükümdarım, köyümüzde misafir ettiğimiz fili çok sevdik. Lakin pek yalnız kaldı, üzülmekteyiz. Yanına bir arkadaş daha verir misiniz?”

Bu bilindik hikayeyi aklımızın bir köşesinde tutalım ve şimdi resmin tümüne iyice bakalım hep birlikte geniş bir perspektifle “TARAFSIZLIK”objektifinden …

Sevgili Halkımız, % 49 civarında bir oyla mevcut Hükümete neden oy vermiştir?
*Ülkeyi parsel parsel satışa çıkarsın diye mi?( Vahim)
*Ülkenin geleceğini değil günübirlik kişisel çıkarlarını, cebini düşündüğü için mi? (vahim)
*Gerçekten doğru ve dürüst şekilde samimi olarak yönetileceğini düşündüğü için mi?( iyi niyetlilik)
*Şeriat rejimine yumuşak geçiş yapılması için basamak olarak gördüğü için mi?(aymazlık)
*Dinsizliğe karşı sigorta olarak gördüğü için mi?(aymazlık)
*Din elden gidiyor korkusuyla mı? (aymazlık)
Şimdi de ne için oy verildiğini bir kenara bırakarak devam edelim bugün için sorulması gereken sorulara:
*(Emanet alınan)Ülkeyi, rejimi,devleti korumak ve kollamakla vazifeli güçler emaneti korumak gerektiğinde gözünü budaktan esirgeyecek midir? Yoksa acz içinde mi olunacaktır?
*Bağımsızlık Uğrunda top yekün ağır bedeller ödenen Cumhuriyete,Laikliğe sahip çıkılacak mıdır? Bu dava için samimi olarak gayret gösterilince "Vatan haini" mi ilan edilecektir?
*Art niyetli iç ve dış mihraklar ,kendi çıkarları doğrultusunda rejim değişikliği için sinsice planlarını uygulamaya sokarken sessiz mi kalınacaktır?
*Birinci vazife hasır altımı edilecektir ?
*BAĞIM’SIZLIĞI dil ile savunurken el “BAĞIMLI” oturulacak mıdır? Yoksa her türden nifak karşısında zincirleri kırıp zillete DUR! diyerek ; esarete karşı gerçek bir imanla saflar sıklaştırılacak mıdır?
Tekrar hikayemize dönersek; Milletçe biz bu iliğimizi kemiğimizi sömüren FİLİ daha fazla besleyecekmiyiz? “Canım Fil ,senin ömrün uzun olsun biz senin için ölürüz , yeter ki sen çok yaşa, Varol” mu diyeceğiz?

SON SORU:
Fil’den şikayet edenler bir araya sağlamca gelecek midir? Yoksa yarı yolda sıvışacaklar mıdır?
Ey Aziz Millet,Bağımsızlık bizim karakterimiz midir değil midir tam da ispat zamanıdır!

Sevgi ve Saygılarımla,
Canan Sevgi KURTOĞLU

Merhaba

Canan, yorumuna katılmamak mümkün değil.

Abd (ve ab) kendi enerji ihtiyaçlarını "demokrasi götüreceği ülkeler" den sağlayacak olduğunda, hayata geçecek NAKİL HATLARI projelerinin uygulanacağı alanlarda bu dayatmalara ve "Demokrasi İhraç olunacak" ülkelere sürülecek askerin Coni olmaması adına YERLİ SİLAHLI KUVVETLERİ güya nato kapsamında düzmece kararlarla kullanmak istemesine karşı çıkan MİLLİ GÜÇLERİ tasviye girişimidir yapılan.

Bu manada Hazar havzasına yapacağı saldırı için oluşturacağı üssün, Güney komşumuzun kuzeyinde oluşturulan tuhaf yapının "güvenli ellerinde" bulunması adına oluşturulmaya çalışılan güya devlete karşı tavır koyanlar, asker - sivil susturulmak istenmekte.

Susmak bizim zenaatimiz olmamış tarih boyunca...
Ama şimdiki iletişim ve ETKİLEŞİM koşulları kafaları oldukça bulanıklaştırdığından biraz gecikiyoruz o kadar.

Deliğe süpürülmemeyi umut ederek daha istekli "çalışanlar" ne çabuk unuttular son Osmanlı "Halife, Sultan" ının sonunu.

Bugün "milli irade" kavramını kendi keyfiliklerine kalkan etmeye çalışanlar, bu kavramın 100 yıl önce yine Cumhuriyeti getiren kadroların hayata geçirdiği bir kazanım olduğunu gayet iyi bilmektedirler UMARIM!

Beğenmedikleri Ordunun sayesinde sandıklar konulmuştur milletin önüne...

Ermeni soykırım yalanı kapsamına aldıkları Talat paşalardır, İttihatçılardır bu insanlar ki bu kadroların içinde olanlardan biridir Ulu Önderimiz de!

Bizim Ordumuz, DEVLETİ KURAN olma sıfatını taşıyan belkide tek ordudur yeryüzünde.

Ve asıl bu yüzden tartaklanmak istenmektedir mandacılar ve mandaterleri tarafından.

Hoşçakalın

Yaşar Sadık YILMAZTÜRK

Merhaba

Güncelliğini ne yazık ki koruyan dizeleri dikkatlerinize sunuyorum.
Tarihten ders alınsa idi tekrar edermi idi sözü bakalım nice zaman kalacak belleklerimizde?

Hoşçakalın

Y.S.YILMAZTÜRK

Terkib-i Bend 10

İkbâl için ahbâbı siâyet yeni çıktı
Bilmez idik evvel bu dirâyet yeni çıktı
(Yükselmek, iyi bir mevkiye gelmek için dostlarını çekiştirmek yeni çıktı, önceleri bu beceriksizliği bilmezdik, bu da yeni çıktı)

Sirkat çoğalıp lâfz-ı sadâkat modalandı
Nâmus tamam oldu hamiyyet yeni çıktı
(Hırsızlık çoğalıp sadakat sözü moda haline geldi, namusu bitirdik, hamiyet yeni çıktı)

Düşmanlara ahbâbını zemm oldu zerafet
Dildardan ağyâra şikâyet yeni çıktı
(Düşmanlara dostları yermek bir incelik oldu; başkalarına gönül dostlarından şikayet yeni çıktı)

Sâdıkları tahkîr ile red kaide oldu
Hırsızlara ikram ü inayet yeni çıktı
(Sâdık kişileri aşağılama, reddetme benimsenir oldu; hırsızlara ikram ve yardım yeni çıktı)

Hak söyleyen evvel dahi menfûr idi gerçi
Hainlere amma ki riayet yeni çıktı
(Her ne kadar doğruyu söyleyenler de önceleri nefretle karşılanmışsa da ancak hainlere uyma yeni çıktı)

Evrak ile ilân olunur cümle nizâmât
Elfâz ile terfîh-i ra'iyyet yeni çıktı
(Bütün düzenlemeler bazı kâğıtlar ile ilan olunur, söz ile halkın refaha eriştirilmesi ise yeni çıktı)

Âciz olanın ketm olunur hakk-ı sarîhi
Mahmîleri her yerde himâyet yeni çıktı
(Güçsüz olanın en belirgin hakkı saklı tutulur, himaye görenleri her yerde korumak yeni çıktı)

İsnâd-ı ta'assub olunur merd-i gayûra
Dinsizlere tevcîh-i reviyyet yeni çıktı
(Gayretli kişiler taassubla suçlanırken dinsizlere özgü derin düşünce yeni çıktı)

İslam imiş devlete pâ-bend-i terakki
Evvel yoğ idi işbu rivâyet yeni çıktı
(Devletin yükselmesine engel olan İslamiyet imiş, önceleri yoktu, bu rivayet yeni çıktı)

Milliyyeti nisyan ederek her işimizde
Efkâr-ı Firenge tebaiyyet yeni çıktı

(Her işimizde millî benliğimizi unutarak Batı düşüncesine körü körüne bağlılık yeni çıktı)

Eyvah bu bâzîçede bizler yine yandık
Zîra ki ziyan ortada bilmem ne kazandık
(Eyvah bu oyunda bizler yine yandık, çünkü zarar ortada bu konuda bilmem biz ne kazandık)

Ziya Paşa