Merhaba,
Son zamanlarda okuduğum en faydalı kitaplardan birisi olan Y.Nuri ÖZTÜRK imzalı “ALLAH İLE ALDATMAK” isimli kitap, soru üstüne sorular doğurdu …Bu soruları sizlerle paylaşmayı bir borç bilmekteyim…
*Türkiye Cumhuriyeti gerçekten şu haliyle bağımsız bir devletmidir?
*ABD birçok ırkın birleşiminden oluşan bir devlet iken neden bir kültürel mozaik olan ülkemizi ve dahi birçok ülkeyi etnik ayrılık yaratarak bölüp parçalamayı, küçük hazmı kolay devletçikler yaratmayı kendisine en büyük vazife edinmiştir?
*Sosyal barış ve dinin özgürce yaşanabilmesi için ,Ulusal birliğin temel taşı olan LAİKLİK elzem değilmidir?
*Bugün Siyasal İslamcılar, Hristiyan batılı güçlerin Haçlı zihniyetine aymazca uşaklık etmekte değilmidir?
*Dini yeterince kavrayamayışın neticesi “Dinsizlik” ile “Laikliği” birbirine karıştırmak dini siyasete alet edenlerin ekmeğine yağ sürmek değilse nedir?
*Hem dine saygılı hem Laik olunamazmı?
*Hurafe dinciliği ile “GERÇEK DİN” arasındaki fark anlaşılmadığı zaman çıkan kargaşadan doğan zarar hep birlikte çekilmekte değilmidir?
*Dinin esas temeli “SOSYAL DEMOKRASİ” değilmidir? Ve bu temel tam olarak uygulandığında teröre en etkin çare değilmidir?
*Refahı yurt geneline yayarak sermayeyi yeşil kılıfa dönüştürmemek şart değilmidir?
*Vakıflar yasası esasen kimleri ihya etmiş ve çıkarlarına hizmet etmiştir? Bunun adı egemenlik hakkının devri değilse nedir?
*Batılı “MEDENİ !” uluslar ulus devlet anlayışını sonuna kadar korumakta iken neden bunun diğer uluslar için ilkellik olduğunu dayatmaktadır?
*İslamcı ve batıcı diye bilinen iki zıt kutup neden elbirliğiyle ve hararetle ATATÜRK’e yüklenmektedir?
*İslamı kullanarak güzel dinime en büyük darbeyi vuran satılık uşak zihniyet titreyip kendine gelmek için neyi beklemektedir?
*Uyandırırmı acep bu sorular kan uykulardan?...
Bu sorular daha uzar gider…
Son bir soru sorarak noktayı koyalım o halde;
*BU AHVAL VE ŞARTLAR İÇİNDE DAHİ VAZİFEYİ HATIRLAYANLAR VARMIDIR?
Ey gafletle uyuyan Vicdan UYAN artık!
“Tanrı iradesini hakim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır.Yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hakim kılmak için Allah’ı kullanır”
Giordano Bruno
Canan Sevgi KURTOĞLU

kimseyi sıkmadan kendimce ve büyük çoğunluğunda katılacağı kısa cevaplar vermeye çalışacağım.
*Türkiye Cumhuriyeti gerçekten şu haliyle bağımsız bir devletmidir? = HAYIR
ABD birçok ırkın birleşiminden oluşan bir devlet iken neden bir kültürel mozaik olan ülkemizi ve dahi birçok ülkeyi etnik ayrılık yaratarak bölüp parçalamayı, küçük hazmı kolay devletçikler yaratmayı kendisine en büyük vazife edinmiştir? = İNSAN METABOLİZMASINDAN PAY BİÇELİM, KÜÇÜK LOKMALAR DAHA KOLAY YUTULUR.
Sosyal barış ve dinin özgürce yaşanabilmesi için ,Ulusal birliğin temel taşı olan LAİKLİK elzem değilmidir? = EVET
Bugün Siyasal İslamcılar, Hristiyan batılı güçlerin Haçlı zihniyetine aymazca uşaklık etmekte değilmidir? = EVET
Dini yeterince kavrayamayışın neticesi “Dinsizlik” ile “Laikliği” birbirine karıştırmak dini siyasete alet edenlerin ekmeğine yağ sürmek değilse nedir? = BAŞKA BİRŞEY DEĞİLDİR.
Hem dine saygılı hem Laik olunamazmı? = OLUNUR
Hurafe dinciliği ile “GERÇEK DİN” arasındaki fark anlaşılmadığı zaman çıkan kargaşadan doğan zarar hep birlikte çekilmekte değilmidir? = BU ZARARI SADECE ALEVİLER ÇEKMEKTEDİR.
Dinin esas temeli “SOSYAL DEMOKRASİ” değilmidir? Ve bu temel tam olarak uygulandığında teröre en etkin çare değilmidir? = HİÇBİR DİNDE DEMOKRASİ YOKTUR.
İslamcı ve batıcı diye bilinen iki zıt kutup neden elbirliğiyle ve hararetle ATATÜRK’e yüklenmektedir? = ÇÜNKÜ BİRİ ÜMMETÇİ (PEYGAMBERCİ) DİĞERİ MANDACIDIR.
İslamı kullanarak güzel dinime en büyük darbeyi vuran satılık uşak zihniyet titreyip kendine gelmek için neyi beklemektedir? = BU SORUYU ANLAMADIM YADA SORU YANLIŞ SORULMUŞ.
Sevgili Hakan,
Öncelikle kıymet verip yorum yaptığın için teşekkür ederim ve dilerseniz aklın sorularına Gönül ne cevaplar vermiş şimdi şöyle bir bakalım...
Akıl sordu Gönül cevapladı…
CEVAPLAR… CEVAPLAR…
*Türkiye Cumhuriyeti gerçekten şu haliyle bağımsız bir devletmidir?
-HAYIR.Çünkü zalime boyun eğmiştir…
*ABD birçok ırkın birleşiminden oluşan bir devlet iken neden bir kültürel mozaik olan ülkemizi ve dahi birçok ülkeyi etnik ayrılık yaratarak bölüp parçalamayı, küçük hazmı kolay devletçikler yaratmayı kendisine en büyük vazife edinmiştir?
-Zalim dünyayı yese yine de doymaz “Daha Yokmu?” der…
*Sosyal barış ve dinin özgürce yaşanabilmesi için ,Ulusal birliğin temel taşı LAİKLİK elzem değilmidir?
-Laiklik dinin siyasetten uzak tutulması için gerekli olan bir uygulama biçimidir…
Laikliğin uygulanması herkesin yararınadır.
DİN, insanların en güzel ve huzurlu yaşamı için getirilmiş nasihatler,öğütlerdir.İnsanın sosyal hayatını en güzel ve sağlıklı biçimde yaşamayı önerir.Siyasetin amacı ise insanların refahı için hizmet etmek gayesiyle yönetime talip olmaktır…Siyasete aday olan kişilerin insanlara hizmet gayesini unutarak kendi menfaatlerini ön plana alması ,misyonundan sapmak olacağından hem kendine hem de hizmet edeceği insanlara zararı dokunacaktır…Bu sapma “sözde dindar” görünüşlü kişiler tarafından olduğunda ise uygulama hatası haksız bir şekilde DİN’e mal edilecektir…Şimdi bir antrenörün hatası nasıl ki o takımın adına mal edilemez ise bu hata da sadece o yöneticiye ya da O an iktidar da olan şahsa ait olur.DİN kişiler üstü bir olgu olduğundan dolayı kişisel hatalardan dolayı lekelenemez…
*Bugün Siyasal İslamcılar, Hristiyan batılı güçlerin Haçlı zihniyetine aymazca uşaklık etmekte değilmidir?
-Evet…Gaflet içinde olanlar Haçlı zihniyetinin değirmenine su taşımaktadır.
*Dini yeterince kavrayamayışın neticesi “Dinsizlik” ile “Laikliği” birbirine karıştırmak dini siyasete alet edenlerin ekmeğine yağ sürmek değilse nedir?
-Laiklik kesinlikle dinsizlik değildir.Bu iki kavramı birbirine karıştırmak kesinlikle dindar kisvesi altında “gerçek din” düşmanlığı yapanlara bilmeden hizmet etmektir.
*Hem dine saygılı hem Laik olunamazmı?
-Bir önceki cevap bu sorununda cevabıdır.
*Hurafe dinciliği ile “GERÇEK DİN” arasındaki fark anlaşılmadığı zaman çıkan kargaşadan doğan zarar hep birlikte çekilmekte değilmidir?
-Gerçek din de Alevi yada Sünni gibi ayrımcılık kesinlikle yoktur. Tarikatlar ve mezhepler sadece insanı kendi hakikatine ulaştıran yollardır.Peygamberler, veliler sürekli olarak gerçek arayıcılarına Gönüle giden yolu tarif etmişlerdir…Ulaşılacak olan tek noktada o Gönüldür.Bundan dolayıdır ki, Gönüle giden yolda olan herkes Allah dostudur.Peygamberimizin, Hz. Ali’nin ve cümle erenlerin evliyaların yoludur ki GERÇEK DİNDAR da işte o GÖNÜL BİRLİĞİ’ne erendir.
*Dinin esas temeli “SOSYAL DEMOKRASİ” değilmidir? Ve bu temel tam olarak uygulandığında teröre en etkin çare değilmidir?
-GERÇEK DİN (HAKK DİN)kesinlikle en güzel sosyal demokrasinin işletildiği, yaşamda yerini bulduğunda cennet hayatının yaşandığı İSLAM dinidir. Günümüzde yaşanmakta olan ise sadece kabuk kısmı olan şekli ibadet kısmıdır.Esas özü yaşandığında en ala demokrasinin var olduğu idrak edilecektir.
*Refahı yurt geneline yayarak sermayeyi yeşil kılıfa dönüştürmemek şart değilmidir?
-Ekonomik olarak gelir adaletinin sağlanması elbette yurtta ve dünyada barış için şarttır.Zengin ,fakir arasındaki korkunç uçurum neticesinde halihazırda terazinin dengesi bozuktur.
*Vakıflar yasası esasen kimleri ihya etmiş ve çıkarlarına hizmet etmiştir? Bunun adı egemenlik hakkının devri değilse nedir?
-Vahşi emperyalist zihniyet yani “BÜYÜK BENLİK-Azgın nefis” çıkarları doğrultusunda her şeyi iştahla ele geçirmek için her türlü çabayı göstermektedir.
*Batılı “MEDENİ !” uluslar ulus devlet anlayışını sonuna kadar korumakta iken neden bunun diğer uluslar için ilkellik olduğunu dayatmaktadır?
-Batılı, medeniyet görüntüsü içinde en vahşi canavar kimliğiyle “benimki can ,seninki patlıcan” dayatması içindedir.Kendi çıkarı peşinde koşan bir acizlik halidir bu tam manasıyla…
*İslamcı ve batıcı diye bilinen iki zıt kutup neden elbirliğiyle ATATÜRK’e yüklenmektedir?
-Çünkü kendi şahsi çıkarları için önlerindeki tek engel ATATÜRK’ün “hala yaşayan” emanet bıraktığı zihniyeti ve bağımsızlık karakteridir…
*İslamı kullanarak güzel dinime en büyük darbeyi vuran satılık uşak zihniyet titreyip kendine gelmek için neyi beklemektedir?
-Akibetinin Damat Ferit Paşa olmasını…
*BU AHVAL VE ŞARTLAR İÇİNDE DAHİ VAZİFEYİ HATIRLAYANLAR VARMIDIR?
-Kesinlikle vardır…
Canan Sevgi KURTOĞLU
Merhaba Canan
Adaşım, Yaşar N.ÖZTÜRK'ü Kanal B televizyonunda izlediğimde bu işin özü İslamın TÜRKÇE kavranması olduğu düşüncesine vardım.
Kitabı henüz almadım.
Ev taşıma telaşı içindeyim,alıp okuyamadığım kitaplar da sırada.
Genelde Asya kökenli özelde Türk kavimlerin doğaya ve insana daha saygılı yaşamakta oldukları bilinmektedir.
Kaldı ki Alevi yorumu inanışa Anadolu insanının yaklaşımı diğer benzer inanışlardan -İran vb gibi- farklıdır.
İslamiyet öncesinden beri yaşanmış bir sosyal yapıya, -rızaya, adalete dayalı dayanışmayı- öncelikleri arasında yer veren ve örgütlü yaşama örnek oluşturmuş insanlar ne zaman İslamiyeti tanıdılar ise Alevi kavramı o zaman doğmuştur bence.
Herşeyin, insani ilişkilerin düzeni adına olması, kişilerin karşılarındakine ve doğaya saygılı olması, adaletin ve sevginin çoğalması adına olması gerekmez mi?
Yani akla uygun olması...
M.Akif de 1920li yıllarda TBMM de "İslam akli değil naklidir" aldatmacasına vaaz verdiği camide Cuma hutbesinde karşı çıkmamışmıdır?
Dini ve Cezai ehliyet için "akil baliğ" olma şartı tesadüfmüdür?
Akla uymayanı emreden bir kişiye kaç kişi inanabilir?
Dini kendi çıkarları için kullananlar dinsel tarihin ilk gününden beri doğa ve emek sömürücüleri olmuştur.
Bu günlerde ise, 1923 mirasını tarihe gömme peşinde olanlar ile işbirlikçileri ılımlı yada diyalogçu sıfatına sığınarak kepazeliklerini perdeleme telaşı içindedirler.
"...
*BU AHVAL VE ŞARTLAR İÇİNDE DAHİ BİRİNCİ VAZİFEYİ HATIRLAYANLAR VARMIDIR? ..."
HİÇ AKLIMDAN ÇIKMIYOR Kİİ
Hoşçakal
Y.Sadık YILMAZTÜRK
Merhaba Dost,
Öncelikle taşınma telaşesi içinde lütfedip değerli bir yorum yaptığınız için teşekkürlerimi arz ederim ve kolaylıklar diler yeni yuvanızın hayırlı uğurlu olmasını temenni ederim.
Konuyla alakalı olarak birkaç hususu belirtmekte fayda görmekteyim;
Malumunuz üzre,İSLAMİYET DİNİ belli bir topluluk için değil, belli bir zaman için değil, tüm zamanlara hitap eden ve edecek olan ve tüm insanlığa hitap eden evrensel bir dindir.
En iyi kavrayan ve yaşayan toplum kimlerdir konusu ise görecelidir.Ve her toplum kendinin en iyi yaşadığını ifade edecektir anlayışı ölçüsünde…Ancak sizinde isabetle belirtmiş olduğunuz gibi İSLAM dini kesinlikle akla dayalıdır.Akla ve mantığa değer vermektedir. Bu da bir çok ayette “Düşünün,düşünmezmisiniz?” şeklinde bildirilmiştir.Elbette ki akıl yoluyla “Gönül Birliğine” ulaşılacaktır.
İSLAM asla korkuya dayalı bir din değildir ve aslında iyi anlaşıldığı takdirde temelinde “SEVGİ” olduğu ayan beyan görülecektir. Yaratan kendi canına neden uyarı yapar ? Sadece sevgisinden dolayı değilmi? Tıpkı bir anne baba sevecenliğiyle ve onun iyiliği adına öğütler verir.Uyarıları dikkate almak kime fayda sağlar? Elbette çocuğa...
Ve bir başka ayette şöyle seslenir Yaratan: “Peygambere,bizi güt demeyin ,bizi gözet deyin”
Bu ayetten de anlaşılacağı üzere Allah’tan başka Peygamber dahi olsa hiçbir kimseye kulluk edilmemesi ve putlaştırılmaması gerektiği belirtilmektedir. Uzakta aranacak bir Allah’a değil…Sana senden daha yakın olana ve her yeri kapsama alanı içinde bulundurana sığınmak gerektiğinin açıkça altı çizilmiştir.
Son olarak ifade etmek gerekirse,İslam dinine aydınlanma yönünde son derece önemli bir hizmet yapan Y.Nuri ÖZTÜRK’ün söz konusu kitabı mutlak okunması gerekli bir eserdir…
Saygılarımla
siz bu sorulara bütün cevapları vermişsiniz :)) ama ben şunu eklemek istiyorum: birinci vazifemizi elbette hatırlayanlar var ama ses çıkaramıyolar. çünkü sayı çok az. asimile edilmeye çalışıyolar o az olan sayıyı da. ben bunu görüyorum. tek temennim bu derin uykudan bir an önce uyanmak. umarım çok daha geç olmaz uyanmak için...
Canan ablam bu konuyu açman çok iyi olmuş. çok güzel bir paylaşım. teşekkür ederim :))